İBRANAME  
           İbraname, işçinin hizmet sözleşmesinin sona ermesinden dolayı, işverenden kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret vb. tüm alacaklarını aldığını ve başka alacağının kalmadığını gösterir bir belgedir. Yani işçinin işvereni ibra etmesidir.  
             6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 11.01.2011 tarihinde kabul edilmiş ve 04.02.2011 tarihli 27836 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 01.07.2012 tarihinden itibaren tüm maddeleri ile yürürlüğe girmiştir.  
             4857 sayılı İş Kanunumuzda, gerekse 818 sayılı eski Borçlar Kanununda ibraname ile ilgili hüküm bulunmamaktadır. Yasal dayanaktan yoksun olan bu konu işçi ve işverenler tarafından farklı uygulanmasına neden olmuş,mahkemelerimize intikal eden davalar ise Yargıtay kararlarına göre çözüme kavuşturulmuştur. Nihayet 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu bu eksikliği ortadan kaldırarak, uygulama birliği sağlamıştır.  
             Konu ile ilgili 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Borçlar Kanununun 132 ve 420. Maddeleri şu şekilde düzenlenmiştir:  
  ‘’MADDE 132: Bocu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir.’’  
  ’MADDE 420: Hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir.İşçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin yazılı olması,ibra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi, ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır. Bu unsurları taşımayan ibra sözleşmeleri veya ibraname kesin olarak hükümsüzdür. Hakkın gerçek tutarda ödendiğini ihtiva etmeyen ibra sözleşmeleri veya ibra beyanını muhtevi diğer ödeme belgeleri, içerdikleri miktarla sınırlı olarak makbuz hükmündedir. Bu halde dahi, ödemelerin banka aracılığıyla yapılmış olması zorunludur. İkinci ve üçüncü fıkra hükümleri, destekten yoksun kalanlar ile işçinin diğer yakınlarının isteyebilecekleri dâhil hizmet sözleşmesinden doğan bütün tazminat alacaklarına da uygulanır.’’  
             Görüldüğü üzere Türk Borçlar Kanunun 132. Maddesi, İbra Sözleşmesini borcu tamamen veya kısmen ortadan kaldıran bir sebep olarak saymıştır. Borçlar Kanunun 420.Maddesinde ise İbra sözleşmesinin yazılı olması,ibra tarihi itibariyle sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş olması,ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi, ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracığıyla yapılması gerektiğini hüküm altına almıştır.  
             Bu açıklamalar ışığında, işçi ve işveren arasında düzenlenecek İbranamelerde; İhbar Tazminatı, Kıdem Tazminatı, İzin Ücreti ve diğer kanuni hakların ödenmesinde aşağıda belirttiğimiz hususlara etkisiz olarak riayet edilmesi gerekmektedir.  
  01-Sözlü olarak yapılan ibralar geçersiz olacak, yazılı olarak düzenlenmelidir.  
  02-İbraname metni ile ilgililerin imzaları arasında fazla boşluk bırakılmamalıdır ve farklı renkte kalemlere yer verilmemelidir.  
  03-Bilgisayar veya daktilo ile hazırlanan ancak, işçinin adı soyadı, ücret miktarı veya ibraname tarihi gibi bölümlerin sonradan el yazısı ile doldurulmak üzere boş bırakılan ibraname örnekleri kesinlikle kullanılmamalıdır. (Matbu ibranameler Yargıtay’ca geçersiz kabul edilmektedir.)  
  04-Hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersiz olacak.  
  05-Çalışma süreci içerisinde ibraname imzalatılmayacak.  
  06-İbraya konu olan alacaklar, ayrıntılı olarak kalem yazılmalı ve alacakların tutarları ayrı ayrı gösterilmelidir.  
  07-İbranameler iş akdinin fesih edildiği tarihte değil bir ay sonra düzenlenmelidir.  
  08-İşçinin alacağı elden,makbuz karşılığı değil,işçinin adına açılacak banka hesabına eksiksiz olarak yatırılmalıdır.  
  09-Kişi ölmüş,gaip olmuş ise yakınlarına yapılacak tüm ödemeler ile ilgili ibralarda aynı hükümler uygulanmalıdır.  
  10-Bu unsurları taşımayan ibranameler mahkemeler tarafından geçersiz sayılacaktır.  
  11-Gerçekleri belgelenemeyen ibranamelerde yazılı tutarlar makbuz niteliği taşıyacaktır.  
  12-İbranameyi imzalayacak olan kimsenin reşit ve medeni haklarını kullanma ehliyetine sahip olması gerekmektedir.  
  13-İbraname tarafların imzasının bulunması genel geçerlilik koşulu olarak değerlendirilmektedir.  
  14-İbraname vekil aracılığı ile imzalanacaksa, vekâletnamede ibra etme yetkisinin bulunması zorunludur.  
  15-Mirasçılar vefat eden kimse adına ibrada bulunabilirler.  
  İş hayatımıza getirilen bu yenilik İbranameler ile ilgili yasal boşluğu doldurmasına, uygulamada birlik sağlamasına rağmen bazı sıkıntıları da beraberinde getirmiştir. Bugüne kadar yapılan uygulamada, işçinin iş akdinin fes edildiği gün kanuni hakları hesaplanarak kendisine hemen ödenmekte iken, bu yeni uygulama ile birlikte 30 gün beklenmesi gerekecektir. Bu sürenin işçinin kanuni hakları konusunda gerekli araştırmaları yaparak bilgi edinmesi için verildiği, bu zaman içinde işçi ve işveren arasındaki ihtilafların uzlaşma yoluna giderileceği belirtilse de ilgili işçinin işsiz kalmasıyla düştüğü maddi sıkıntıya bir aylık ek süre konması ile maddi açıdan daha da zorlanacağı kanaatini taşımaktayız.  
     
  İbraname Örneğine Ulaşmak İçin Lütfen Tıklayın  
  Vedat Atalay Yazılarına Ulaşmak İçin Lütfen Tıklayın