BİLANÇOYA TABİ İKEN İŞİ TERK EDİP YENİDEN İŞE BAŞLANILMASI

HALİNDE TUTULACAK DEFTERLER

 

Konuyu değerlendire bilmek için mevzuatımızda yer alan kanun maddeleri incelendiğinde;

213 Sayılı Vergi Usul Kanunun İşi Bırakmanın Tarifi başlıklı 161 Maddesinde, Vergiye tabi olmayı gerektiren muamelelerin tamamen durdurulması ve sona ermesi işi bırakmayı ifade eder. İşlerin herhangi bir sebep yüzünden geçici bir süre için durdurulması işi bırakma sayılmaz.” hükmü,

213 Sayılı Vergi Usul Kanunun İşe Başlamayı Bildirme başlıklı 153 Maddesinde, “Aşağıda yazılı mükelleflerden işe başlayanlar keyfiyeti vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar. 1. Vergiye tabi ticaret ve sanat erbabı; 2. Serbest meslek erbabı; 3. Kurumlar vergisi mükellefleri; 4. Kollektif ve adi şirket ortaklarıyla komandit şirketlerin komandite ortakları.” hükmü,

 

Yine aynı kanunun İkinci Sınıf Tüccarlar başlıklı 178 Maddesinin son fıkrasında “Yeniden işe başlayan tüccarlar yıllık iş hacimlerine göre sınıflandırılıncaya kadar II. sınıf tüccarlar gibi hareket edebilirler.” hükmü yer almaktadır.

*****

Görüldüğü üzere bilanço esasına tabi iken, işi terk edip tekrar işe başlanılması durumunda, hangi defterlerin tutulacağı kanun maddelerinde net olarak ifade edilmemesi; mükelleflerin özelge taleplerine neden olmuştur.

Gelir İdaresi Başkanlığına bağlı ilgili Vergi Dairesi Başkanlıklarınca, konu üzerinde verilen özelgelere bakıldığında;

Bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin, aynı yıl içinde aynı faaliyete tekrar başlamaları işi bırakma sayılmayacağından, bilanço esasına göre defter tutmaları gerektiği,

Bilanço esasına göre defter tutan mükellefin faaliyetinizi terk ederek, adi ortaklık olarak yeniden işe başlaması halinde, yıllık iş hacminiz belirleninceye kadar ikinci sınıf tüccar olarak işletme hesabına göre defter tutmasının mümkün olduğu,

Aynı yıl içerisinde adi ortaklıktan dolayı faaliyeti terk ettikten sonra, şahıs olarak aynı iş kolunda yeniden işe başlanılması nedeniyle ikinci sınıf tüccar olarak işletme hesabı esasına göre defter tutulabileceği,

Bir Limited Şirket ile şahıslar arasında adi ortaklık kurulması halinde, adi ortaklık kurularak ilk kez mükellefiyet tesis ettirilmesi durumunda, yıllık iş hacmine göre sınıflandırılıncaya kadar ikinci sınıf tüccar sayılacağından işletme hesabı esasına göre defter tutulması mümkün olduğu fakat Kurumlar Vergisi Kanununun 2 nci maddesinde ve 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde iş ortaklığı kurulması halinde, kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi gerekeceğinden, birinci sınıf tüccar olarak kabul edilerek bilanço esasına göre defter tutulacağı yönündedir.

*****

KONUYLA İLGİLİ ÖZELGELER AŞAĞIDA VERİLMİŞTİR.

Başlık Market işletmeciliği faaliyetine 1.sınıf mükellef olarak devam etmekte iken ... tarihinde bu faaliyetin terk edilmesi, ancak ... tarihinde tekrar aynı faaliyet konusu olan market işletmeciliği işine başlanması durumunda bilanço veya işletme hesabı defterlerinden hangisinin tasdik ettirilmesi gerektiği hk.
Tarih 29/09/2011
Sayı B.07.1.GİB.4.01.17.02-VUK.176-76
Kapsam
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
ADANA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü
Sayı:B.07.1.GİB.4.01.17.02-VUK.176-76
29/09/2011
Konu:Defter tasdiki


İlgi dilekçenizde, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... T.C.Kimlik numaralı mükellefi olduğunuzu ve market işletmeciliği faaliyetine 1.sınıf mükellef olarak devam etmekte iken ... tarihinde bu faaliyetinizi terk ettiğinizi, ancak ... tarihinde tekrar aynı faaliyet konusu olan market işletmeciliği işine başladığınızı belirterek, bu durumda bilanço veya işletme hesabı defterlerinden hangisinin tasdik ettirilmesi gerektiği konusunda bilgi talep etmektesiniz.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 161 inci maddesinde, "Vergiye tabi olmayı gerektiren muamelelerin tamamen durdurulması ve sona ermesi işi bırakmayı ifade eder. İşlerin herhangi bir sebep yüzünden geçici bir süre için durdurulması işi bırakma sayılmaz." hükmü bulunmaktadır.

Diğer taraftan, mezkur Kanunun işe başlamayı bildirme başlıklı 153 üncü maddesinde, işe başlayan mükelleflerin durumu vergi dairesine bildirme mecburiyetinde oldukları, 178 inci maddenin son fıkrasında ise yeniden işe başlayan tüccarların yıllık iş hacimlerine göre sınıflandırılıncaya kadar II inci sınıf tüccarlar olarak kabul edilebileceği hükme bağlanmıştır.Bu hükümlere göre, yeniden işe başlayan mükellefler işletme hesabı esasına göre defter tutacaklardır.Ancak bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin aynı yıl içinde aynı faaliyete tekrar başlamaları işi bırakma sayılmayacağından bilanço esasına göre defter tutmaya devam etmeleri gerekmektedir.Bilgi edinilmesini rica ederim.

******

Tarih 10/04/2013 Sayı 64958909-213-14
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
ŞANLIURFA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Vergi ve Anlaşmalar Uygulama Müdürlüğü
Sayı:64958909-213-14 10/04/2013


Konu:Bilanço Esasına Göre Defter Tutmakta İken İşini Terk Edip Yeniden İşe Başlanılması Halinde Defter Tutma
İlgide kayıtlı özelge talep formunun incelenmesinden, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi numarasında nakliyecilik faaliyetinden dolayı kayıtlı mükellef olduğunuz, 2012 yılında bilanço esasına göre defter tuttuğunuz, Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinde belirtilen hadleri aştığınızdan dolayı 2013 yılında kullanacağınız defterleri de .../12/2012 tarihinde bilanço esasına göre tasdik ettirdiğiniz, .../12/2012 tarihinde adınıza kayıtlı aracı satarak işi terk ettiğiniz ancak .../01/2013 tarihinde almış olduğunuz ticari araçtan dolayı mükellefiyetinizin yeniden tesis edildiği belirtilerek 2013 yılı için hangi defteri tutmanız gerektiği hususunda Başkanlığımızdan görüş talep edildiği anlaşılmıştır.213 sayılı Vergi Usul Kanununun 161 inci maddesinde, "Vergiye tabi olmayı gerektiren muamelelerin tamamen durdurulması ve sona ermesi işi bırakmayı ifade eder. İşlerin herhangi bir sebep yüzünden geçici bir süre için durdurulması işi bırakma sayılmaz." hükmü yer almaktadır.Diğer taraftan, mezkûr Kanunun işe başlamayı bildirme başlıklı 153 üncü maddesinde, işe başlayan mükelleflerin durumu vergi dairesine bildirme mecburiyetinde oldukları, 178 inci maddenin son fıkrasında ise, yeniden işe başlayan tüccarların yıllık iş hacimlerine göre sınıflandırılıncaya kadar II nci sınıf tüccar olarak kabul edileceği hükme bağlanmıştır.

Bu hükümlere göre, yeniden işe başlayan mükelleflerin işletme hesabı esasına göre defter tutmaları mümkün bulunmaktadır.Ancak, bilanço esasına göre defter tutmaktayken faaliyetin terk edilmesi, akabinde kısa bir süre içinde aynı faaliyete tekrar başlanılması işi bırakma ve yeniden işe başlama olarak değerlendirilemeyeceğinden bilanço esasına göre defter

tutulmaya devam edilmesi gerekmektedir.Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, .../12/2012 tarihinde terk ettiğiniz işinize .../01/2013 tarihinde yeniden başladığınız dikkate alındığında, bilanço esasına göre göre defter tutmaya devam etmeniz gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

*****
Tarih 30/05/2011 Sayı B.07.1.GİB.4.21.15.01-VUK-2011/43-9
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
DİYARBAKIR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü
Sayı:B.07.1.GİB.4.21.15.01-VUK-2011/43-9 30/05/2011
Konu:Yeniden İşe Başlanması Halinde Hangi Usule Göre Defter Tutulacağı.


İlgi kayıtlı özelge talep formunun incelenmesinden, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi kimlik numarasında internet cafe ve market işletmeciliği faaliyetlerinden dolayı bilanço esasına göre defter tuttuğunuz, söz konusu faaliyetlerinizi 06/07/2010 tarihinde terk ettiğiniz, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün minibüs işletmeciliğinden dolayı basit usul mükellefi olan ... vergi kimlik numaralı ...'ın minibüsüne 24/11/2010 tarihinde ortak olduğunuz ve mezkur vergi dairesine adi ortaklıktan dolayı mükellefiyet tesis ettirdiğiniz belirtilerek, daha önce bilanço esasına tabi olmanız nedeniyle, adi ortaklığın defter tutma bakımından gireceği sınıfın belirlenmesi hususunda Başkanlığımız görüşüne müracaat edildiği anlaşılmıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 176 ve izleyen maddelerinde defter tutma ile ilgili hükümlere yer verilmiş ve defter tutma bakımından mükellefler birinci ve ikinci sınıf tüccarlar olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Birinci sınıf tüccarların bilanço esasına göre, ikinci sınıf tüccarların ise işletme hesabı esasına göre defter tutacakları belirtilmiştir.

Mezkur Kanunun 178 inci maddesine göre; "Aşağıda yazılıtüccarlar II'nci sınıfa dahildirler:
1. 177 inci maddede yazılı olanların dışında kalanlar;

2. Kurumlar Vergisi mükelleflerinden işletme hesabı esasına göre defter tutmalarına Maliye Bakanlığınca müsaade edilenler.

Yeniden işe başlayan tüccarlar yıllık iş hacimlerine göre sınıflandırılıncaya kadar II'nci sınıf tüccarlar gibi hareket edebilirler" hükmü mevcuttur.

 

Kanunun 179 uncu maddesinde;

"a) (I)'inciden (II)'nciye geçiş: İş hacmi bakımından I'inci sınıfa dahil olan tüccarların durumları aşağıdaki şartlara uyduğu takdirde, bunlar, bu şartların tahakkukunu takip eden hesap döneminden başlıyarak, II'nci sınıfa geçebilirler:
1. Bir hesap döneminin iş hacmi 177'nci maddede yazılı hadlerden % 20'yi aşan bir nispette düşük olursa, veya;
2. Arka arkaya üç dönemin iş hacmi 177'nci maddede yazılı hadlere nazaran % 20'ye kadar bir düşüklük gösterirse." hükmü yer almaktadır.


Yine aynı kanunun 180 inci maddesinde ise;


"İş hacmi bakımından II nci sınıfa dahil tüccarların durumları aşağıda yazılı şartlara uyduğu takdirde bunlar bu şartların tahakkukunu takip eden hesap döneminden başlayarak,
1. Bir hesap döneminin iş hacmi 177 nci maddede yazılı hadlerden % 20'yi aşan bir nispette fazla olursa, veya;
2. Arka arkaya 2 dönemin iş hacmi 177 nci maddede yazılı hadlere nazaran % 20'ye kadar bir fazlalık gösterirse I'inci sınıfa geçecekleri" hükmüne yer verilmiştir.


Başkanlığımız bilgisayar merkezi (EVDO) sorgulamaları tetkikinde; ... Vergi Dairesi Müdürlüğündeki market işletmeciliği faaliyetinizi 02/03/2010 tarihinde, internet cafe işletmeciliği faaliyetinizi ise 06/07/2010 tarihinde terk ettiğiniz, 24/11/2010 tarihinde ise ...Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi ... ile birlikte ticari minibüs işletmeciliğinden dolayı adi ortaklık olarak mükellefiyet tesis ettirdiğiniz, gerçek usulde mükellef olmanız nedeniyle ortağınızın da

gerçek usulde vergilendirildiği ve faaliyetinizin halen devam ettiği tespit edilmiştir.Yukarıda yer alan hükümlere göre, bilanço esasına göre defter tuttuğunuz faaliyetinizi terk ederek, adi ortaklık olarak yeniden işe başlamanız sebebiyle, yıllık iş hacminiz belirleninceye kadar ikinci sınıf tüccar olarak işletme hesabına

göre defter tutmanız mümkün bulunmaktadır.

Bilgilerinize rica ederim.
EK :1 adet dilekçe
(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

*****

 

Başlık Adi ortaklıkta bilanço usulünde defter tutarken ortaklıktan ayrılarak aynı faaliyeti şahıs olarak yapması halinde defter tasdiki hk. Tarih 23/05/2011
Sayı B.07.1.GİB.4.41.15.02-190-3/8-52
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
KOCAELİ VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Usul Müdürlüğü
Sayı:B.07.1.GİB.4.41.15.02-190-3/8-52 23/05/2011
Konu:DEFTER TASDİKİ


Başkanlığımıza vermiş olduğunuz ilgide kayıtlı özelge talep formu ile; öteden beri .... Vergi Dairesi Müdürlüğünde adi ortaklıktan dolayı kayıtlı iken 15.01.2010 tarihi itibariyle ortaklık faaliyetinize son vererek 13.03.2010 tarihinden itibaren şahıs olarak aynı faaliyetinizden dolayı mükellefiyet tesisinizin yapıldığını, ortaklıktan dolayı Bilanço esasına göre defter tuttuğunuzu, şahıs olarak ise işletme hesabı esasına göre defter tuttuğunuzu belirterek işletme hesabı esasına göre defter tutup tutamayacağınız hususunda görüş talep etmiş bulunmaktasınız.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 176 ncı maddesinde tüccarların, defter tutma bakımından iki sınıfa ayrıldığı, I inci sınıf tüccarların, bilanço esasına göre, II nci sınıf tüccarların, işletme hesabı esasına göre defter tuttukları hüküm altına alınmış, "İkinci Sınıf Tüccarlar" başlıklı 178 inci maddesinde,


" Aşağıda yazılı tüccarlar II'nci sınıfa dahildirler: 1. 177'inci maddede yazılı olanların dışında kalanlar;

2. Kurumlar Vergisi mükelleflerinden işletme hesabı esasına göre defter tutmalarına Maliye Bakanlığınca müsaade

edilenler.
Yeniden işe başlayan tüccarlar yıllık iş hacimlerine göre sınıflandırılıncaya kadar II'nci sınıf tüccarlar gibi hareket edebilirler." hükmüne yer verilmiştir.Öte yandan, mezkur Kanunun " Sınıf Değiştirme" başlıklı 180 inci maddesinde ise;"(II)'nciden (I)'inciye geçiş: İş hacmi bakımından II'nci sınıfa dahil tüccarların durumları aşağıda yazılı şartlara uyduğu takdirde bunlar bu şartların tahakkukunu takip eden hesap döneminden başlıyarak I'inci sınıfa geçerler.

1. Bir hesap döneminin iş hacmi 177'nci maddede yazılı hadlerden % 20'yi aşan bir nispette fazla olursa, veya;
2. Arka arkaya 2 dönemin iş hacmi 177'nci maddede yazılı hadlere nazaran % 20'ye kadar bir fazlalık gösterirse."

hükmü yer almaktadır.Yukarıda yer alan hükümlere göre, aynı yıl içerisinde adi ortaklıktan dolayı faaliyetinizi terk ettikten sonra şahıs olarak yeniden işe başlamanız nedeniyle ikinci sınıf tüccar olarak işletme hesabı esasına göre defter tutmanız mümkün bulunmaktadır. Ancak faaliyetinize başladığınız 13.03.2010 tarihinden sonra iş hacminizin 177 nci maddenin 1 nci bendinde belirlenen tutarı, 180 inci maddede belirtildiği şekilde aşması halinde 01.01.2011 tarihinden itibaren bilanço esasına göre defter tutmanız gerekeceği tabiidir.Bilgi edinilmesini rica ederim.(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.


*****

Başlık Limited şirket ile iki şahıs arasında adi ortaklık kurulup kurulamayacağı ile kurulacak olması halinde tutulacak defterler hk. Tarih 13/06/2013 Sayı 85373914-KVK-49-11-59
T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
MANİSA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Vergi ve Anlaşmalar Uygulama Müdürlüğü
Sayı:85373914-KVK-49-11-59 13/06/2013
Konu:Limited şirket ile şahıs arasında adi ortaklık kurulması halinde tutulacak defterler


İlgide kayıtlı özelge talep formunuz ile bir limited şirket ile iki şahsın ortak olarak iş yapmak istemesi durumunda adi ortaklık şeklinde mükellefiyet tesis ettirilip ettirilemeyeceği ile mükellefiyet tesisinin yapılması halinde bilanço esasına göre mi, işletme hesabı esasına göre mi defter tutulacağı hakkında Başkanlığımız görüşünü talep etmektesiniz.Borçlar Kanununun 520 nci maddesinde adi ortaklık, iki veya daha çok kişinin bir sözleşmeye dayanarak, ortak bir amaca ulaşmak için emek ve mallarını birleştirmesi olarak tanımlanmıştır. Adi ortaklıkların tüzel kişiliği olmadığı gibi gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olmaları da söz konusu değildir. Adi ortaklık olarak faaliyette bulunulması halinde, ortaklığa stopaj ve katma değer vergisi mükellefiyeti tesis ettirilmektedir. Adi ortaklıkların ortaya çıkan kar veya zararı, adi ortaklığı oluşturan ortaklar tarafından hisseleri oranında kendi kazançlarına dahil edilerek

vergilenmektedir.Öte yandan Kurumlar Vergisi Kanununun 2 nci maddesinin yedinci fıkrasında iş ortaklıkları, aynı maddenin diğer fıkralarında yazılı kurumların kendi aralarında veya şahıs ortaklıkları ya da gerçek kişilerle, belli bir işin birlikte yapılmasını ortaklaşa yüklenmek ve kazancını paylaşmak amacıyla kurdukları ortaklıklardan bu şekilde mükellefiyet

tesis edilmesini talep edenler şeklinde tanımlanmıştır.Konuyla ilgili açıklamaların yer aldığı 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde, iş ortaklıklarının kazanç paylaşımı amacıyla kurulan ortaklıklar olup, ortakların belli bir işin birlikte yapılmasını yüklendikleri ifade edilmiştir.Şahıs ortaklıkları veya gerçek kişilerin Kanunun 2 nci maddesinde sayılanlarla veya Kanunun 2 nci maddesinde sayılanların kendi aralarında oluşturdukları adi ortaklıklar hakkında, aşağıda belirtilen şartlar dahilinde iş ortaklığı olarak kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis ettirilebilecektir. Bu durumda, mükelleflerce talep edilmesi halinde tüzel kişiliğinin bulunup bulunmadığına bakılmaksızın iş ortaklıkları, kurumlar vergisi mükellefi olabileceklerdir.


Kurulacak olan iş ortaklığının kurumlar vergisi mükellefi sayılabilmesi için en az aşağıdaki unsurları taşıması gerekir:Ortaklardan en az birisinin kurumlar vergisi mükellefi olması,
Ortaklığın belli bir işi sonuçlandırmak üzere yazılı bir sözleşmeyle kurulması,
İş ortaklığı konusunun belli bir iş olması,
Birlikte yapılacak olan işin belli bir süre içinde gerçekleştirilmesinin öngörülmesi,
İş ortaklığı ile işveren arasında bir yüklenim sözleşmesinin olması,
Tarafların, müştereken yüklenilen işin belli bir veya birden fazla bölümünden değil, tamamından işverene karşı sorumlu olmaları,
İşin bitiminde kazancın paylaşılması,
Birlikte yapılması öngörülen ve müştereken yüklenilen işin bitimi ve Vergi Usul Kanununda belirtilen mükellefiyetle ilgili ödevlerin tamamının yerine getirilmesiyle mükellefiyetin sona ermesi.
İş ortaklığı, devamlılık gösteren ve aynı nitelikte olan iş veya işler için değil, belirli bir sürede bitecek bir iş için kurulacak ve tam mükellefiyete tabi olacaktır. İş ortaklıkları, Kurumlar Vergisi Kanununda ayrı bir kurum olarak değerlendirilmekte ve kurumlar vergisi mükellefi olarak sayılmaktadırlar. İş ortaklıklarının faaliyetinden doğan kazanç, kurumlar vergisine tabi tutulmakta ve vergi sonrası kazanç ortakların hisselerine göre ortaklara dağıtılmaktadır.Kurumlar vergisi mükelleflerinin zararlarının, bu mükelleflerin ortaklarınca indirilebilmesi mümkün olmayıp aynı durum kurumlar vergisi mükellefi iş ortaklıklarının zararları için de geçerlidir.Adi ortaklıkların ise kurumlar vergisi mükellefiyeti söz konusu değildir. Adi ortaklıklar, kurumlar vergisi mükellefi olmamalarına rağmen katma değer vergisi mükellefi olmaları nedeniyle ayrı defter tutabilmektedirler. Ortaklar ise dönem sonlarında ortaya çıkan kâr veya zararı, ortaklıktaki hisseleri oranında paylaşarak kendi hesaplarına dahil etmektedirler.Diğer taraftan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 176 ncı maddesinde defter tutma bakımından tüccar sınıfları belirlenmiş olup, 1 inci sınıf tüccarların bilanço esasına göre, 2 nci sınıf tüccarların işletme hesabı esasına göre defter tutacakları hüküm altına alınmış, aynı Kanunun 177 nci maddesinde yıllar itibariyle belirlenen alım satım ve hasılat hadlerini aşan ticaret erbabı ile,Her türlü ticaret şirketleri (Adi şirketler iştigal nevileri yukarıdaki bentlerden hangisine giriyorsa o bent hükmüne tabidir.); Kurumlar Vergisine tabi olan diğer tüzel kişiler (Bunlardan işlerinin icabı bilanço esasına göre defter tutmalarına imkan veya lüzum görülmeyenlerin, işletme hesabı esasına göre defter tutmalarına Maliye Bakanlığınca müsaade edilir.);İhtiyari olarak bilanço esasına göre defter tutmayı tercih edenler,birinci sınıf tüccar olarak sayılmışlardır.


Adi ortaklıklarda tüccar sınıfının tayininde iştigal nevileri ve iş hacimlerine ilişkin alım satım ve hasılat hadleri dikkate alınacaktır.Yine aynı Kanunun "İkinci Sınıf Tüccarlar" başlıklı 178 inci maddesinde; "Aşağıda yazılı tüccarlar II nci sınıfa dahildirler:1. 177 nci maddede yazılı olanların dışında kalanlar,
2. Kurumlar Vergisi mükelleflerinden işletme hesabı esasına göre defter tutmalarına Maliye Bakanlığınca müsaade edilenler,
Yeniden işe başlayan tüccarlar yıllık iş hacimlerine göre sınıflandırılıncaya kadar II nci sınıf tüccarlar gibi hareket edebilirler." hükmüne yer verilmiştir.


Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalara göre; bir limited şirket ile şahıslar arasında adi ortaklık kurulması mümkün olup, adi ortaklık kurularak ilk kez mükellefiyet (KDV ve stopaj) tesis ettirilmesi durumunda yıllık iş hacmine göre sınıflandırılıncaya kadar ikinci sınıf tüccar sayılacağından işletme hesabı esasına göre defter tutulması mümkün bulunmaktadır.Ancak Kurumlar Vergisi Kanununun 2 nci maddesinde ve 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde yer alan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde iş ortaklığı kurulması halinde, kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi gerekeceğinden, birinci sınıf tüccar olarak kabul edilerek bilanço esasına göre defter tutulacağı tabiidir.


Bilgi edinilmesini rica ederim.

(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.
(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.